ASSOS'TA GEZİLECEK YERLER
Athena Tapınağı
İÖ 530'da, Akropol'ün en yüksek yerine (236 metre yüksekte)kurulmuştur. Assos kalıntılarının en önemli yapısıdır.Aynı zamanda gün batımında,iki şarap kadehi ve bir şişe şarapla ziyaret edilmesi gereken en önenli yerdir.Dorik üslupta olmasına karşın, İyon üslubunun özelliği olan çatıaltı frizi vardır. Yanlarda 13'er, ön ve arkada 6'şar sütunla çevrili pepiteros planındadır (bir dizi sütunla çevrili).
İki basamaklı podyum, günümüze ulaşabilmiştir. Kazılarda ana bölümde bulunan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve sunak, daha sonra yok olmuştur. Tapınagın kabartmaları, Paris, Boston ve İstanbul Arkeoloji müzelerindedir. Dorik başlıklar, sütun kaideleri ve öbür mimari kalıntılar, çevrede görülebilir.

Assos Harabeleri
Ziyaret etmeden dönmemeniz gereken yerlerden birtanesidir. M.Ö 1000 yıllarda yerleşim yeri olarak kullanılmaya başlanan yerde bir çok uygarlık yaşamıştır. İlk olarak Midilliler yerleşmiş olup, ardından Persliler şehri ele geçirip yağmalıyorlar. Ardından Büyük İskender Pers'lilerle savaşıp şehri ele geçirdikten sonra sırasıyla, Roma ve Bizans İmparatorluklarıın eline geçen şehir en son olarak 1330 yılında Osmanlı İmparatorluğu hüküm sürmüştür ve günümüze kadar gelmiştir.

Agora
Akropol'ün güney yamacındadır. Çevresinde dönemin resmi yapıları yer almaktaydı. Agora Tapınağı'nın, İÖ II. yüzyıldan kalıntıları görülebilir. Bu yapı daha sonra kiliseye dönüştürüldüğünden, özgün planı hakkında bir bilgi yoktur.

Gymnasium
2. yüzyılda yapılmış olan bu eser, Agora ile batı kapısı arasındadır. Dört yanı sütünlardan oluşmuş, içinde taşla döşenmiş bir avludan meydana gelmektedir. Boyutları 32X40 ebatlarındadır. Girişte bulunan yarım daire görünümündeki basamaklar malesef günümüze kadar ulaşamamıştır. Kuzeydoğusunda Bizans döneminden kalan bir kilise ile güneybatısında da bir sarnıç bulunmaktadır.
Anfi-Tiyatro
2. yüzyıl başlarında Agora'nın yakınına inşaa edilmişir. Günümüze dek korunabilen muazzam Anfi-Tiyatro da yapılan restorasyon çalışmaları ile günümüzde kullanılabilir hale getirlmiştir. Assos'la ilgili etkinler Anfi-Tiyatro'da yapılmaktadır.

Stoa
Önünde sütunlar bulunan üstü kapatılmış galerilerdir. Bir tanesi Agora'nın kuzey kesiminde diğeri ise güney kesimindedir. Kuzey kısmındaki galerinin 2 ila 3. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Çift katlı olan yapının alt kısmında dörtgen paolar bulunmaktadır. İkinci katta duvarda, tavan kısmını oluşturan ağaçtan kütüklerin koyulduğu delikler görülmektedir.
Aynı zamanda inşaa edildiği tahmin edilen güney Stoa 3 katlı olup orta kısmında 12-13 adet dükkan bulunmaktaydı. Alt katında ise hamamlar ve sarnıçlar bulunmaktaydı.
Nekropol
Roma döneminden kalma olan yapının doğu ve batı kısımlarını bağlayan yol boyunca mezar ve anıtlar bulunmaktadır. Batı kapısının kuzeyinde, Publius Varius'un mezar kalıntıları bulunmaktadır.
Hüdavendigar Camii
14. yüzyılda 1. Murat zamanında Assos Harabeleri arasında yüksek olan kısmına inşaa edilmiştir. Camiinin mihrabında bulunan yaprak desenlerinin içi kabartma rumilerle bezenmiştir. Mihrabın yanında ufak sütunlar bulunmaktadır. Ana kısmı 8 köşesi bulunan bir kasnağa oturmuş kubbe ile kapatılmıştır. Cemaatin bulunduğu kısım kapalı olup yanlarında basık şekilde bir kemer ve orta kısmında boydan boya tonozşa örülmüştür. Minaresi bulunmayan camii ihtiyaç halinde halen camii olarak kullanılmaktadır.

Behramkale Köprüsü
14. yüzyılda Tuzla çayı üzerine yerel taşlarla inşaa edimiş olan köprü, Sivri kemerli yan gözler 7 metre, ort göz ise 15 metre yüksekliktedir.


